TÜBİTAK MAM'ın buluşu ödül kazandı TÜBİTAK ve DEİK işbirliği için imza attı Benzinsiz araçla dünya turu yaptı
Anasayfa
»Türkbilim
»Uzay
»Genetik
»Arkeoloji
»Biyoloji
Ȃevre
»Sağlık
»Kimya
»Tarih
İslamiyet
»Internet
»Teknoloji
»Bilgidepo
»Foto Galeri
»Video Galeri
Diğer Kategoriler
»Bilim Adamları
»GALERİ
»Arşiv
»Sondakika Ekle
»Link Bankası
»Firma Rehberi
»Künye
»İletişim
Ȇyelik
Anket
Sitemize yeni tasarım gerekli mi?
Evet
Hayır
Onay :
Site istatikleri
01/01/2008 den beri
 Bugün  504 
 Toplam  93344 

Bugün: 23/11/2008
Online Üyeler : [ 0 ]
Online ziyaretçi : [ 3 ]

Fotoğraf Galerisi
Galaksi
uzaydan dünya
Video
Robotlar iş hayatına girdi
Balonun ağır çekimde patlama anı Video
Bu görüntüler gerçek mi?
Yalan değil gerçek harbiden masaüstü
Dünden Kalanlar
Çağın hastalığı kanser hakkında bilgiler
Intel, Türk mühendisleri seçti !
 Arkadaşına Gönder Haberi arkadaşına gönder
 Yazdır Haberi yazdır
 Tarih 30/03/2008 14:49:07
  • Currently 3.07/5
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
251 Kişi Oy Vermiş
İnsanı Allah yarattığı halde,neden mesul?

Soru Mesela biri bir yığın kömür ve için de elmasları imal etti ve bunları mihenge vurdu. Kömür olanları yaktı, elmasa layık değeri verdi. Ama imal eden de O. Şimdi kendi verdiği özellikten dolayı kömüre ceza vermiş olmuyor mu? Kömürün ne suçu var? Ruhları yaratan da Allah. Onlara o mahiyetleri veren o değil mi? Yani her Ruh'u yaratan ve Allah C.C. Bizim olan hiçbir şey yok. Bize verilen özellikleri hep Allah verdi. Ve kömür gibi Ruhlar cehennem de yanacaklar. Ama onlara o mahiyeti veren Allah. Cevap İnsanları ve cinleri diğer varlıklardan ayıran ve onları imtihana maruz bırakan en önemli fark bildiğiniz gibi, cüz-i ihtiyari dediğimiz iradesidir. Elmas veya kömür gibi tercih hakkı ve kabiliyeti olmayan bir varlık değildir. İnsan, bu iradesi sayesinde elmas gibi değer kazanmak için cennetlik işleri tercih edebildiği gibi cehennemlik fiilleri de tercih edebilir. Malumunuz kader; ızdırari ve ihtiyari kader olmak üzere ikiye ayrılır. Elmas, kömür ve diğer bütün varlıkların mahiyetleri, ne zaman, nerede ve nasıl yaratılacakları tamamen Allah’ın iradesine ve tercihine bağlı olarak meydana gelir. Buna insan da dahildir. Ancak Allah’ın iradesiyle yaratılan bu insan, yine Allah’ın kendisine verdiği cüz’i irade sayesinde fiillerini kendisi tercih eder. İşte bu tercihten dolayı mesuliyeti deruhte eder. Özetle; varlıkları ve mahiyetleri Allah külli iradesiyle yaratır, ancak insanlar ve cinler ayrıca kendilerine verilen bu irade sayesinde istediği fiili tercih eder. Aşağıdaki soru ve cevap, bu konu hakkında size bir ışık mahiyetinde olabilir. Soru: Suçlarımızı ve günahlarımızı kadere yükleyebilir miyiz? Cevap Kaderi ikiye ayırabiliriz: ızdırari kader, ihtiyari kader. "Izdırari kader"de bizim hiçbir tesirimiz yok. O, tamamen irademiz dışında yazılmış. Dünyaya geleceğimiz yer, annemiz, babamız, şeklimiz, kabiliyetlerimiz ızdırari kaderimizin konusu. Bunlara kendimiz karar veremeyiz. Bu nevi kaderimizden dolayı mesuliyetimiz de yok. İkinci kısım kader ise, irademize bağlıdır. Biz neye karar vereceksek ve ne yapacaksak, Allah ezeli ilmiyle bilmiş, öyle takdir etmiştir. Kalbimiz çarpıyor, kanımız temizleniyor, hücrelerimiz büyüyor, çoğalıyor, ölüyor. Vücudumuzda, bizim bilmediğimiz birçok işler yapılıyor. Bunların hiçbirini yapan biz değiliz. Uyuduğumuz zaman bile bu tür faaliyetler devam ediyor. Ama şunu da çok iyi biliyoruz ki, kendi isteğimizle yaptığımız işler de var. Yemek, içmek, konuşmak, yürümek gibi fiillerde karar veren biziz. Zayıf da olsa bir irademiz, az da olsa bir ilmimiz, cılız da olsa bir gücümüz var. Yol kavşağında hangi yoldan gideceğimize kendimiz karar veriyoruz. Hayat ise, yol kavşaklarıyla dolu. Şu halde, bilerek tercih ettiğimiz, hiçbir zorlamaya maruz kalmaksızın karar verip işlediğimiz bir suçu kendimizden başka kime yükleyebiliriz?

Bu haber 274 defa okundu.
Bu habere henüz yorum yapılmadı. Yorum yapan ilk kişi olmak için Tıkla
DİĞER HABER BAŞLIKLARI
Üyelik
Şifremi Kaybettim
KAYIT OL!
Çok Okunanlar
Benzinsiz araçla dünya turu yaptı
TÜBİTAK MAM'ın buluşu ödül kazandı
TÜBİTAK ve DEİK işbirliği için imza attı
Yazarlar
Zaloğlu Rüstem
BEHLüL KIYMAZASLAN
Gençliğimiz ve Biz
ALIM AKGÜL
Bilim Adamları
Bilim Adamları
Feza Gürsey
1953de İstanbul Üniversitesinden doçent unvanını aldı. 1954-61 yılları arasında süre öğretim üyeliği boyunca Türk bilim tarihinin ilk ve son Teorik Fizik Kürsüsünün temelini oluşturan iki öğretim üyesinden biri olarak kürsünün geleceğini hazırlamıştı. Bu arada 1957-61 yılları arasında Brookhaven Ulusal Laboratuvarında, Princeton Üniversitesinde İleri Araştırma Enstitüsünde ve Columbia Üniversitesinde araştırmalar yapmış olan Feza Gürseyin bu dönemi onun bilimsel açıdan en verimli dönemlerinden biri olmuş, bu sırada ona hayatının sonuna kadar hayranlık duyan ve onu destekleyen Nobel Fizik Ödülü sahibi Wolfgang Pauli ile, atom bombasının babası olarak bilinen J.R. Oppenheimer ile, yine Nobel Ödüllü fizikçiler olan E. Wigner, T.D. Lee ve C.N. Yang ile tanışmış, onlarla dostluklar kurmuştu. www.gursey.gov.tr adresinden ingilizce hazırlanmış sayfasına ulaşabilirsiniz.
1921-1992
Tümü