TÜBİTAK MAM'ın buluşu ödül kazandı TÜBİTAK ve DEİK işbirliği için imza attı Benzinsiz araçla dünya turu yaptı
Anasayfa
»Türkbilim
»Uzay
»Genetik
»Arkeoloji
»Biyoloji
Ȃevre
»Sağlık
Kimya
»Tarih
»İslamiyet
»Internet
»Teknoloji
»Bilgidepo
»Foto Galeri
»Video Galeri
Diğer Kategoriler
»Bilim Adamları
»GALERİ
»Arşiv
»Sondakika Ekle
»Link Bankası
»Firma Rehberi
»Künye
»İletişim
Ȇyelik
Anket
Sitemize yeni tasarım gerekli mi?
Evet
Hayır
Onay :
Site istatikleri
01/01/2008 den beri
 Bugün  476 
 Toplam  93316 

Bugün: 23/11/2008
Online Üyeler : [ 0 ]
Online ziyaretçi : [ 4 ]

Fotoğraf Galerisi
Galaksi
uzaydan dünya
Video
Robotlar iş hayatına girdi
Balonun ağır çekimde patlama anı Video
Bu görüntüler gerçek mi?
Yalan değil gerçek harbiden masaüstü
Dünden Kalanlar
Çağın hastalığı kanser hakkında bilgiler
Intel, Türk mühendisleri seçti !
 Arkadaşına Gönder Haberi arkadaşına gönder
 Yazdır Haberi yazdır
 Tarih 04/01/2008 21:52:27
  • Currently 2.96/5
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
374 Kişi Oy Vermiş
Enerji Ve çevre

Mevcut durumda ana enerji kaynağı fosil yakıtlardır (kömür, petrol, ve doğal gaz). Günümüzdeki tüketim oranına bakılırsa, bu yakıtlara ait rezervlerin 50-100 yıl daha süreceğinin tahmin edilmesi acilen alternatif kaynaklar bulmamızı gerektirmektedir. Geleceğin enerji kaynağı olarak güneş enerjisi umut vermektedir. Her yıl, bilinen tüm kömür, petrol, doğal gaz ve uranyum rezervleri toplamından 10 kat daha fazla enerji güneş ışınlan ile Yer yüzeyine gelmektedir. Fakat bu ışınların bir kısmı geri yansıdığından, gelen enerjinin büyük kısmı "boşa" gitmektedir. Son otuz yıldır yapılan yoğun araştırmaların sonucu, güneş enerjisinin etkin olarak iki yolla fayda sağlayabileceğini göstermiştir. Birincisi, fotovoltatik hücreler yardımıyla güneş ışığının direkt elektriğe çevrilmesidir. İkincisi, güneş ışığının sudan hidrojen elde edilmesinde kullanılmasıdır. Bu hidrojen elektrik üretmek üzere bir yakıt hücresini besleyebilir. Güneş enerjisini elektrik enerjisine çevirmenin bilimsel sürecini anlamamız konusunda ilerleme kaydedildiği halde, teknoloji henüz elektriği bu yolla kabul edebilir maliyette ve büyük ölçekli üretmeyi sağlayacak yeterlilikte değildir. 2050 yılı itibariyle, enerji gereksinimimizin yüzde 50 sinden fazlasının güneşten sağlanacağı öngörülmektedir. Diğer bir potansiyel enerji kaynağı nükleer fizyondur, fakat fizyon sürecinde çıkacak radyoaktif atıkların çevreye vereceği zarar endişesiyle Bileşik Devletlerde nükleer enerjinin geleceği konusunda belirsizlik vardır. Kimyacılar daha iyi çözümler getirerek nükleer atıkların giderilmesine yardımcı olabilirler. Güneş ve diğer yıldızlarda kendiliğinden oluşan nükleer fizyon süreci ise, tehlikeli radyoaktif atıklar çıkarmadan büyük miktarlarda enerji üretmektedir. Önümüzdeki diğer 50 yıl içinde, nükleer fızyonun önemli bir enerji kaynağı olması büyük olasılıktır. Enerji üretimi ve tüketimi çevremizin kalitesi ile çok yakından ilintilidir. Fosil yakıt yanmasının en önemli dezavantajı çevreye sera etkisine neden olan (atmosferin ısınmasına yol açan ) karbondioksit ile asit yağmurları ve dumana yol açan kükürtdioksit ve azot oksitlerin verilmesidir, (Güneş enerjisinden yararlanılmasının çevre üzerinde bu tip zararlı etkileri yoktur.). Yakıtı verimli kullanan arabalar ve daha etkili katalitik dönüştürücüler kullanarak otolardan çevreye yayılan zararlı gazları önemli ölçüde azaltabilir, yoğun trafikli alanların hava kalitesini iyileştirebiliriz. Ek olarak, önümüzdeki yüzyılda dayanıklı-uzun süreli pillerle çalışan elektrikli arabalar, hava kirliliğini minimuma indirmek için yaygın olarak kullanılmalıdır.

Bu haber 389 defa okundu.
Bu habere henüz yorum yapılmadı. Yorum yapan ilk kişi olmak için Tıkla
DİĞER HABER BAŞLIKLARI
Üyelik
Şifremi Kaybettim
KAYIT OL!
Çok Okunanlar
Benzinsiz araçla dünya turu yaptı
TÜBİTAK MAM'ın buluşu ödül kazandı
TÜBİTAK ve DEİK işbirliği için imza attı
Yazarlar
Zaloğlu Rüstem
BEHLüL KIYMAZASLAN
Gençliğimiz ve Biz
ALIM AKGÜL
Bilim Adamları
Bilim Adamları
Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu
O, batının son 300 yılda en genç profesörü. İlk ve tek Türkiye Cumhuriyeti Profesörü unvanı ona verildi. İki kez nobel ödülü adayı. Türkiye ve Türkçe aşığı. Zamanla yarışan bir hayat hikayesi...
1935-?
Tümü