|
|
|
|
- Currently 3.07/5
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
113 Kişi Oy Vermiş
|
Tüba Basın Bildirisi Lütfen okuyunuz
Kök hücre araştırmaları günümüzde bilim ve teknoloji gündeminin en önemli, aynı zamanda en tartışmalı konularından birini oluşturmaktadır. Bu araştırmalar insanın oluşum mekanizmalarının incelenmesini mümkün kılan çok yetkin bir model sistem sunmaktadır. Ayrıca, kök hücreler doku ve organları yenileme bağlamındaki üstün potansiyeli sayesinde, doku harabiyeti veya kaybı sonucunda ortaya çıkan pek çok hastalığın tedavisine de yönelik büyük beklentilere yol açmıştır. Bugün için insanda erişkin kök hücrelerin işlevsel kayba uğramış organ ve dokuları iyileştirme amacıyla kullanılması deneysel bir uygulama olup henüz tedavi edici bir nitelik kazanmamıştır. Günümüzde tedavi edici etkinliği gösterilmiş olan erişkin kök hücre kaynakları kemik iliği, çevre kanı ve göbek kordon kanı olup yeni tanımlanan farklı dokulardaki kök hücrelerle etkinlik kıyaslaması henüz bilinmemektedir.
İnsan kök hücrelerinin elde edilmesi, araştırılması ve tedavi amaçlı olarak kullanımında ülkelere bağlı olarak görüşler değişmektedir. İnsanlık için büyük umutlar vadeden, aynı zamanda etik tartışmalara konu olan ve bazı riskler de taşıyan bu yeni teknoloji konusunda görüşlerin farklı ve değişken olması doğaldır. Bu durum, kök hücre araştırma ve uygulamaları konusunda kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini, bu bilgiler ışığında kapsamlı katılımla konunun etraflı tartışabilmesini, yasal düzenlemelerin de zaman kaybetmeksizin gerçekleştirilmesini gerekli kılmaktadır.
Kök hücre konusunda son yıllarda yurt içi ve yurt dışında yaşanan bazı etik dışı uygulamalar nedeniyle kök hücre araştırmaları yapan bilim insanlarının kamuoyunu ve medyayı bilgilendirmesinde bazı temel kurallara uyma zorunluluğu önem kazanmıştır.
Bilim insanı, araştırmalarında dürüstlük, açıklık, özenlilik, titizlik, tarafsızlık, insan katılımcılara, canlı deneklere ve çevreye saygı gösterme gibi temel ilkelere uymakla yükümlüdür. Akademik özgürlük, yukarıda söz edilen eleştiri ve araştırma özgürlüğünün yanı sıra, araştırma sonuçlarını herhangi bir mağduriyet endişesi olmadan özgürce açıklayabilmeyi de içerir. Bununla birlikte evrensel kriterlere uygun biçimde planlanarak yürütülmüş bir araştırma projesinin sonuçları mutlaka bilimsel bir yayın haline getirilmelidir. Bilimsel yayınlar, bilim insanlarının araştırma sonuçlarını kalıcı ve evrensel düzeyde değerlendirdikleri en önemli ürünleridir.
Bilimsel bir dergiye yayınlaması için gönderilmiş bulunan bir makalenin içeriğin, bağımsız hakem değerlendirmeleri ve yayına kabul aşamaları tamamlanmadan önce gazete veya dergilere açıklanması bilimsel dergiye yapılmış bir haksızlıktır ve bilimsel yayın etiği kuralları gereğince doğru değildir.
Günümüzde bilim insanlarının kendilerinin veya bulundukları kurumların yeni araştırma bulgularını medya ile paylaşmaları giderek çok sık tercih edilen bir uygulama haline gelmiştir. Kamuoyu, bilim insanlarının kullandıkları ifadelere ve sunumlarına büyük önem atfetmekte, ve bunları dikkatle takip etmektedir. Bilim insanları, kamuoyu ve medyanın bilim dünyasındaki gelişmelerden doğru haber alma beklentilerini karşılarken gereksiz, elde edilen bulgularla tam olarak karşılanmayan veya yanlış yorumlanabilecek ifadeler kullanmamaya özen göstermelidirler.
Özellikle sağlık bilimleri alanında kök hücre gibi değişik hastalıkların gelecekte tedavisinde yararlı olabilecek yeni gelişmelerin veya ön bulguların kamuoyuna medya yoluyla sunumunda kullanılan sözcükler titizlikle seçilmeli, hasta ve hasta yakınlarının beklentilerini, ümitlerini yanlış yönlendirecek ve gereğinden fazla arttıracak ifadelerden kaçınılmalıdır. Medyaya yapılan bu tür açıklamaların bir süre sonra hem sunumu yapan bilim insanlarına hem de bütün bilim dünyasına olan güvene ve saygınlığa gölge düşüreceği açıktır.
Türkiye Bilimler Akademisi, bilim insanlarımızın araştırma sonuçlarını hakemli bilimsel dergilerde yayınladıktan veya bilim dünyasının ulaşabileceği kaynaklarda sunduktan sonra kamuoyuna ve medyaya açıklamalarını ilke olarak benimsemelerinin önemine dikkat çekmektedir.
Saygılarımızla,
TÜBA
17.Eylül.2008
Ankara
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bilim Adamları
|
Asım Orhan Barut
|
Bilime Yaptığı Katkılar: Poicaré grubunun temsillerini kullanarak saçılma genliklerinin ilk kuruluşu, Yüksek mertebe Lagranjiyenleri için kuantum eylem ilkesinin ortaya atılışı, Elektromagnetik ve zayıf etkileşmelerin S-Matrix Teorisi, Hadronlar, H-atomu ve leptonlar için 0(4,2) modeli, Protonun dyonium denen yeni bir magnetik tek-kutup modeli, Dinamik elektromagnetik sicim kavramının ortaya atılması, 2j+1) bileşenli indirgenemez spinörlerin kurulması ve toplam açısal momentuma göre genliklerin analitik uzatılması, Malesef vefaatı yurt dışında olmuştur.
|
1926-1995
|
| Tümü |
|
|